Enerji Sektöründe Neredeyiz?

Enerji Sektöründe Neredeyiz?

---Hızla artan dünya nüfusu ve gelişen sanayileşmeye bağlı olarak enerji ihtiyacı artmakta ve buna bağlı olarak mevcut enerji üretimi ile tüketimi arasındaki makas genişlemektedir. Küresel enerji tüketimi 2035 yılına gelindiğinde 1998 yılında tüketilen enerji miktarının iki katına, 2055 yılında ise üç katına çıkacağı ön görülmektedir.

---Türkiye’nin küresel ölçekte enerji tüketimindeki payı yaklaşık 1% seviyesinde olup OECD ülkeleri içerisinde ise son 10 yıllık dönemde enerji talep artışının en fazla olduğu ülke durumuna gelmiştir. Dünya ölçeğinde enerji tüketimi olarak 21, üretimi olarak ise 19. sırada yer almaktadır. Türkiye toplam enerjisinin   43’ünü doğalgazdan, 25%’ini kömürden, 25%’ini hidroelektrik santralinden, geri kalanı kısmı ise rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilmektedir.

---Hızla artan enerji talebi neticesinde mevcut yerli enerji kaynaklarının yetersiz kalmakta, başta doğalgaz olmak üzere, dışa bağımlılığımız hızla artmaktadır. Bu durum sektörde yeni arayışlar ve yeni düzenlemeler yapılma gereksinimini oluşturmuştur.

---1935 yılında ülkemizde Etibank bünyesinde başlamış olan Elektrik işletmeciliği, 1970 yılında Türkiye Elektrik Kurumu’na devredilmiş, 1970 – 1993 yılları arasında enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımının tamamından sorumlu olan Türkiye Elektrik Kurumu; Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adı altında iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırılmıştır. 2001 yılının başlarında çıkarılan kanunla TEAŞ mülga edilerek; Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) adı altında, üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırılmıştır.

---Elektrik Enerji Sektörünün tamamını elinde bulunduran kamusal yapı; yüksek rehabilitasyon, modernizasyon ve üretim maliyetlerinden azaltmak, sektörün gelişimini hızlandırmak ve dışa bağımlılığı minimum seviyeye indirmek amacı ile özelleştirme planı ortaya koymuş, 2013 yılında yürürlüğe giren  6446 sayılı Elektrik Piyasası Yasası ile özelleştirme planını hayata geçirmiştir.

---Sektörde ilk olarak bölgesel elektrik dağıtım şirketleri özelleştirilmiş, bölgesel planlama ile birlikte elektrik üretim tesislerinin de özelleştirilmesine geçilmiştir. Ayrıca özel sektöre verilen devlet teşvikleri ile yeni enerji tesislerinin kurulumuna olanak sağlanmış ve ülkenin dışa bağımlılığını minimum indirmek amacı ile gerekli adımlar atılmıştır.

---2013 yıllıdan bugüne kadar gerçekleşen yatırım, özelleştirme ve devlet teşvikleri ile özel sektörün hayata geçirmekte olduğu yeni projeler ile enerji sektöründe dışa bağımlılığı minimum seviyeye indirilmeye çalışılmakla, iç piyasa da ise GSM şirketlerinde olduğu gibi rekabet ortamı oluşturularak tüketicinin düşük maliyet ile enerji ihtiyacını karşılanması planlanmaktadır.

---Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu(EPDK) 2003 yılında 9.000.000 kWh olan Serbest Tüketici Limitini kademeli olarak düşürerek 2017 için 2400 kWh olarak belirlemiştir. Buna göre yıllık tüketimi 2 bin 400 kilovatsaat olan her abone, elektrik ihtiyacını il ya da bölge sınırlaması olmaksızın istediği şirketten veya tedarikçiden pazarlık yoluyla temin edebilecek. Böylece aboneler elektrik enerjisine daha ucuza sahip olabileceklerdir.

Enerji Sektöründe Stratejik Planlama

---Günümüzde dünya enerji üretiminde öncelikli kaynaklar petrol, doğalgaz ve kömür gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarıdır. Ülkemizin petrol ve doğalgaz kaynakları bakımından dışa bağımlı durumda olması, kömür rezervlerinin ise ülke enerji ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olmaması enerji ihtiyacının karşılanmasında yeni kaynak ve politikalar oluşturulmasına neden olmuştur. Türkiye, stratejik açıdan bakıldığında, Doğalgaz kaynaklarının üretildiği ve tüketildiği bölgeler arasında enerji koridoru olma avantajına sahiptir. Buna bağlı olarak Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi(TANAP) ve Türk Akımı projesi başta olmak üzere İsrail, Kuzey Irak ve son olarak yeni keşfedilen Mısır Gazlarının uluslararası pazara ulaşımı için en uygun rotanın Türkiye olduğu görülmektedir.  Diğer taraftan dünyada ve ülkemizde sınırlı rezervlere sahip enerji kaynaklarının azalması, yüksek üretim maliyetleri ve doğaya olan zararları sebebi ile enerji üretiminde alternatif enerji kaynaklarına yönlenilmiştir.  Ülkemizin, yenilenebilir enerji bakımından uygun coğrafi yapıya sahip olması ve özellikle son dönem devlet teşviklerinin artması enerji yatırımlarının bu yönde hız kazanmasına neden olmuştur.

Türkiye’nin stratejik konumu ve coğrafi yapısı göz önünde bulundurularak geliştirilen uzun vadeli politikalar ile ülkenin enerji sektöründe dışa bağımlılığından kurtularak, enerji ihraç eden ülke konumuna gelmesi  muhtemel gözükmektedir.

 

enerji oran grafik santral kömür su dogalgaz artış yenilenebilir elektrik rüzgar sektör
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
31010203040506
07080910111213
14151617181920
21222324252627
28293001020304
05060708091011