Karadeniz’de Samsun; Samsun’da Atakum En Değerli Bölge

Karadeniz’de Samsun; Samsun’da Atakum En Değerli Bölge
Harmoni Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık AŞ Karadeniz Bölge Müdürü Ali Tatarhan, bölge geneline bakıldığında fark yaratan ve potansiyeli yüksek ilin Samsun olduğunu söyledi. Tatarhan, “Gerek coğrafi yapısı gerekse tüm sahil şeridine irtibatı sağlayan yolların kavşak noktası olması, bu durumu oluşturan ana etkenlerin başında geliyor. Samsun, kentleşme anlamında çok elverişli coğrafyaya sahip.” dedi.

Samsun sanayi, tarım, ticaret, kültürel vb alanlarda potansiyeli çok yüksek bir il. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük metropollerden sonra göç alan illerin başında geliyor. Bu durum doğal olarak gayrimenkul piyasasının da her daim dinamik kalmasını sağlıyor. Harmoni Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık AŞ Karadeniz Bölge Müdürü Ali Tatarhan, Samsunla bir şekilde yolu kesişmiş, burada kısa süre olsa bile ikamet ederek şehri tanıyan; ancak sonrasında farklı illerde hayatını idame ettiren kişilerin, geleceğe yatırım amaçlı bir gayrimenkul almak istediklerinde Samsun ilini tercih ettiğini söylüyor. Tatarhan, “Burada arsa, tarla veya konut alarak bir şekilde yatırım yapmak istiyorlar.” diyor.

Harmoni Karadeniz Bölge Müdürü Ali Tatarhan ile Samsun, Trabzon, Ordu başta olmak üzere sorumlu olduğu illerdeki gayrimenkul sektörünü konuştuk. Tatarhan, pandeminin konut, arsa, ofis, tarla alım satım ve kiralamalarına etkisinden bölgenin değerlenen yerlerine kadar farklı konulara değindi. Tatarhan açıklamalarında Samsun’a, özellikle de Atakum’a işaret etti. İşte Ali Tatarhan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar…

Gayrimenkul değerleme neden önemlidir?

Gayrimenkul değerleme çalışması, özünde gayrimenkullerin vergilendirilmesine esasına dayanır. Ancak her bir bireyin barınma ihtiyacının bulunması ve geçmişten bugüne gayrimenkulün en önemli yatırım aracı olması göz önünde bulundurulduğunda, gayrimenkul değerleme çalışmasının tüm insanlar için çok önemli bir noktada bulunduğunu söyleyebiliriz.

Tabi ki birçok gayrimenkul türü ve gayrimenkullerin değerleme çalışmasının yapılma amaçları var. Toplumların tamamında ailenin yaşadığı ev önemlidir, kutsaldır. Yeni evlenen bir çifti düşünün, ilk planlanan veya hayali kurulan durum, yuvasını oluşturacağı bir evin sahibi olmaktır. İnsanların büyük bir bölümü, sadece yaşayacağı, tek bir evin sahibi olmak için bile tüm birikimlerini vermekte, uzun yıllar sürecek borç yükünün altına girmektedir. Burada insanların ev sahibi olabilmek için emek verdikleri, ortalama 25 ile 40 yaş arasındaki dönemlerinden bahsediyoruz.  Ne kadar önemli ve değerli yıllar. Farkında olmasak da maddi, manevi ve psikolojik olarak gayrimenkul sahibi olmanın insan yaşamında kapladığı alan çok fazla. İnsan yaşamının bu kadar merkezinde olan bu durum için, alınacak kararlarda, yapılacak seçimlerde çok dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyim. Sadece bir konut sahibi olurken bile, gayrimenkul değerleme çalışmasının yaptırılmasının ne kadar önemli olduğu, ülkemizde pek üzerinde durulmasa da aslında çok aşikar.

GAYRİMENKUL DEĞERLEME ÇOK ÇOK ÖNEMLİ

Gayrimenkul sahipleri değerleme konusunda ne kadar hassas? Ev satın alma işlemlerinde değerleme uzmanlarına yeteri kadar danışılıyor mu?

Değerleme çalışmaları birçok Avrupa ülkesinde çok ciddiye alınan bir uygulama. Ancak üzülerek söylemek gerekirse ülkemizde bu konuda bir hassasiyet henüz oluşmuş değil. Maalesef ne değerleme çalışması ne de mesleği icra eden arkadaşlarımızın, toplum içerisinde olması gerektiği konuma gelemediği kanaatindeyim. İnsanların büyük bir bölümü, çok ciddi fiyatlar vererek edindikleri veya edinecekleri gayrimenkuller için ne yazık ki herhangi bir değerleme çalışması yaptırmak veya herhangi bir değerleme uzmanından destek almak istemiyorlar. Ancak aynı kişiler, bugün en düşük bütçeli bir araba satın alacakları zaman bile; sadece satıcının söylemlerine bakmadan, bir servise veya bir ustaya aracını gösteriyor. Gayrimenkullerin insan yaşamındaki yeri düşünüldüğünde bu durumun ne kadar trajikomik olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım.

Ülkemizde, devlet kurumları dışında, değerleme çalışmasının yürütüldüğü ana kurumların başında bankalar gelmekte. Ancak özellikle son yıllarda büyük şirketlerin, bünyelerinde gayrimenkul değerleme uzmanlarına yer verdikleri veya lisanlı değerleme şirketlerinden destek almakta oldukları görülmekte. Sevindirici bir durum ise değerleme çalışmaları ve değerleme uzmanlarına olan talebin bu yönde her geçen gün artması. Şirketlerin gayrimenkul portföyünün oluşturulması, yönetilmesi veya gayrimenkul yatırımlarının belirlenmesinde değerleme uzmanları ve kuruluşlarının çalışmaları çok önemli. Şirketlerin bilinçli olarak gerçekleştirdiği gayrimenkul yatırımlarının, ilerleyen süreçte şirketlerin asli kazançlarından daha fazla getiri sağladığını gördüğümüz çok fazla örnek var. Bilinçsiz yapılan yatırımların oluşturduğu kayıplar da bir hayli fazla.Değerleme çalışmalarını toplumun bireylerine indirgendiğimizde ise bilinçli bir noktaya geldiğimizden bahsetmek maalesef mümkün değil.

Tabi bu konuyu uzun uzun insanlara anlatmak, karşı tarafta pek bir şey ifade etmeye bilir. Maalesef olumsuzluklar yaşanmadan, bireylerin bilinçlendiklerini söylemek pek de mümkün değil. Genel kanaat ‘Taşınmaz bir mal alıyoruz, gelişmekte olan bir ülkeyiz, enflasyon var, az veya çok gayrimenkulümüz değerlenecektir’ diye bakılıyor sanırım. Bu düşünce için, haksız olduklarını söyleyemem. Ancak işin içerisine girildiğinde hayal edilen gibi işlerin gerçekleşmeyebildiği ve içerisinde birçok riski barındırdığı görülüyor.

Yaşadığımız çok fazla iyi ve kötü örnek var. Dilerseniz birkaç tanesini paylaşayım. Mesleğe ilk başladığım yıllardı, yurt dışında yaşayan bir gurbetçimiz emeklilik planı için Çatalca’da büyük bir arazi satın almış. Aldıktan sonrada tarafımıza ulaşarak bir değerleme raporu talep etmişti. Araziye bakmak için yerine gittik, yeşillikler içerisinde mükemmel bir yer. Cennetten bir köşe diyebilirim. Ancak çalışmalarımız sonrası, arazinin dere havzasında kaldığı, birkaç yılda bir yaşanan yoğun yağışlar sebebi ile arazinin tamamen sular altında kalabildiğini, suların çekilmesinin de zaman aldığını öğrendik. Arazi üzerinde yapılaşma olmadığı gibi tarımsal faaliyet yapmak da çok riskliydi. Tabi ki gerçekleşen satış bedeli, gerçek piyasa değerinin çok çok üzerinde. Bu sadece bir örnek. Yaşadığımız buna benzer çok fazla örnek var. İnşa edilmeyen ancak inşa edilmiş gibi satılan villalar, pazarlanırken gösterilen bağımsız bölümü aldığını düşünen ancak resmiyette farklı daire aldığını öğrenen kişiler, ileride bölge gelişirse diye yatırım yapılan arazinin kamusal alanda kaldığını öğrenince birikimlerini kaybedenler, aldığı taşınmazının kaçak olduğunu öğrenip evini kaybedenler vs vs inanılmaz sayıda örnek verebiliriz.

Tabi olumlu örnekler de yok değil. Aslında olumlu örnekleri yoğunluklu olarak büyük şirketlerde görüyoruz. Piyasaya baktığınızda herkesin dikkatini çekmiştir. Asli çalışma alanları farklı sektörlerde olan şirketlerin, inşaat sektörüne girerek yeni iş kolu oluşturmuş olmaları. Bunun temeline indiğimizde, ‘İnşaat sektörüne girelim’ fikrinden çok bilinçli yatırım sonucu inşaat sektörüne girmenin daha mantıklı duruma gelmesinden kaynaklanmakta. Yani iyi bir arazi yatırımı yapılmıştır. Arazinin ilerleyen süreçte şirket tarafından kullanılması veya karlı satışından çok, yap-sat olarak değerlendirilmesi ticaret açısından zaruri hale gelmiştir diyebiliriz.

Konutlar için konuşmak gerekirse; kredili satışlardaki banka talepleri dışında değerleme çalışması isteyen vatandaşımız yok gibi. Ancak konut yatırımları içinde, mutlak suretle değerleme çalışmasına başvurulması gerekiyor. Gerek yasal bir sorununun bulunup bulunmadığının tespiti, gerekse mali yönden analiz edilmesi anlamında. Taşınmazın mali kısmına bakılmadan, sadece yasal bir sorunu olup olmadığı, ilerleyen süreçte bir dezavantaj yaşayıp yaşamayacağımızı öğrenmek için bile değerleme hizmetinin alınması mutlak suretle gerekli. Mali yönden bakma gerekirse. Her bölgenin özellikleri, gelecek için oluşturdukları dinamikleri ayrı, bu nedenle bölgenin iyi analiz edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekli. 3+1 daire almayı düşünürken 1+1 iki daireye yatırım yapmak o bölge için daha fazla getiri sağlayabilir. Ticari gelişime bakarak ofis kullanımına uygun daireye yatırım yapılması daha mantıklı olabilir. Örnekleri çok fazla çeşitlendirebiliriz. Her ne açıdan bakarsanız bakın bir gayrimenkule yatırım yapılmadan, değerleme hizmetinin alınması çok çok önemli. Üstelik ülkemizde, profesyonel ellerden alacağınız değerleme ücretleri, günümüzde oldukça düşük rakamlarda.

GAYRİMENKUL FİYATLARI YÜZDE 40 KADAR ARTTI

 

Gayrimenkul sektöründe bölgenizde bir hareketlilik var mı? Varsa bunu sağlayan gerekçeler sizce ne olabilir?

Yaklaşık 1,5 yıldır tüm dünyayı etkisine alan pandemi sebebiyle ülke genelinde olduğu gibi Karadeniz Bölgesi’nde de gayrimenkul sektörü çok ciddi ölçekte etkilenmiştir. Gayrimenkul piyasası önceki dönemlere göre hareketliliğini yitirmiş, özellikle ticari mülk alım/satımları ve kiralamaları çok düşmüştür. İnşaat sektörünün ülkemiz için lokomotif sektörlerinden biri olması sebebi ile durumun krize dönüşmesini engellemek amacıyla devlet destekleri verilmiş ve özellikle devlet bankalarının yapmış olduğu kredi kampanyaları ile gayrimenkul sektöründe hareketlilik sağlanmaya çalışılmıştır. Bu durum özellikle konut satışlarında patlamaya neden olmuş ve konut arzının ciddi ölçekte eridiği gözlenmiştir. Ancak kredi kampanyalarının tamamlanması ile gayrimenkul sektöründeki alım/satım yoğunluğu oldukça düşmüştür. Kredi kampanya dönemindeki hareketlilik, yeni projelerin finanse edilmesinde kaynak oluşturmuş ve inşaat sektörü canlılığını bir nebze korumaya devam etmiştir.

Pandemi sürecinde yapılan yasaklamalara bağlı olarak özellikle ticari mülklerin alım/satım ve kiralamaları ciddi oranda düştüğünü görüyoruz. Fiyatlar ise bölgeden bölgeye değişmekle birlikte bir miktar geri geldiğinden bahsetmek de mümkün. Ancak aynı durumu konut sektörü için söylemek mümkün değil. Devlet bankalarının kredi kampanyalarının oluşturduğu etki sebebi ile bölgeden bölgeye değişmekle birlikte fiyatların yaklaşık yüzde 35-40 kadar arttığını görüyoruz. Daha fazla artış sağlayan uç örnekler de çok fazla.

Kentsel dönüşüm bölgenizde ne aşamada? 

Kentsel dönüşüm ülkemizin genel bir sorunu. Birinci deprem bölgesi ilan edilen bölgelerde bile ciddi bir yol kat edildiğini söylemek gerçekten çok güç. Karadeniz Bölgesi için konuşmak gerekirse; Samsun, Trabzon ve Rize illerinde bölgesel anlamda kentsel dönüşüm ilan edilen ve çalışmaların başlandığı kısımlar bulunmakta. Diğer illerde de çalışmalar sürüyor. Ancak burada devletin desteği çok önemli. Halkın bilgilendirmesi ve desteklenmesi gerekli.

Kentsel dönüşüm ilan edilen mahallelerin büyük bölümünde, ikamet eden halkın gelir düzeyi oldukça düşük. Bu nedenle burada vatandaşların kendini güvende hissetmesi gerekli. Örnek vermek gerekirse Samsun İlkadım ilçesine bağlı Hastanebaşı, Kökçüoğlu, Zeytinlik, Anadolu, Fatih, Kadıköy mahalleleri kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Gerek ilçe belediyesi gerekse büyükşehir belediyesi halkla bir araya geldi. Görüşmeler oldu, ancak mahalle halkının endişeleri çok fazla. Evlerini terk etmek istemiyorlar. TOKİ tarafından ağustos ayında ihalesi planlanan bir toplu konut projesi var, mahalle halkının inşa edilecek konutlara yerleştirilmesi düşünülüyor. Kentsel dönüşüm ilan edilen mahallelerin boşaltılması ile birlikte, bölgedeki yapıların yıkılarak yatay mimari  yapılaşması gündemde. Ancak halk ikna olmuş değil. Kendilerini güvende hissetmiyorlar. Evlerini kaybedeceklerini veya mağdur edileceklerini düşünüyorlar.

Bunun dışında bölgede en fazla göze çarpan ve hızlı yol kat edilen projeler cumhurbaşkanlığı kararı ile kentsel dönüşüm alanı ilan edilen meydan projeleri. Samsun, Trabzon ve Rize illerinde çalışmalar başlandı. İl merkezlerinde  yer alan meydan ve ticaret alanları kentsel dönüşüm alanı ilan edildi ve hızlıca uygulamaya geçildi. Rize’de yıkımlar başladı. Yeni planlanan proje için vatandaşların görüşleri olumlu görünüyor. Samsun ve Trabzon illerinde ise durum biraz belirsiz. Ancak süreç hızlı ilerliyor. Burada devletin ciddi manada desteği var. Ekonomik olarak vatandaşlar mağdur edilmemeye çalışılıyor.

Genel olarak değerlendirilmek gerekirse ticaret fonksiyonlu olarak dönüştürülecek alanlarda kentsel dönüşüm uygulamaları hızlı ve olumlu olarak ilerliyor. Ancak konut fonksiyonlu dönüştürülecek bölgelerde süreç biraz sıkıntılı. Bu alanlarda devlet kurumlarının vatandaşa doğrudan, daha fazla destek vermesi gerektiği kanaatindeyim.

SAMSUN ÜLKE İÇERİSİNDE LİDER ŞEHİRLERDEN BİRİ

Karadeniz’de hangi bölgeler değerleniyor? Yatırımcılar için cazip bölgeler neresi?

Karadeniz Bölgesi’nin genel coğrafi yapısı sebebi ile şehirlerde kentleşme sahil şeridinde ve sahile paralel olarak gelişmekte. Özellikle Doğu Karadeniz’de bu durum kendini daha net gösteriyor. Yapılaşmaya uygun arazinin kısıtlı olması dikey yapılaşmanın önünü kestiği gibi şehirlerin genişleme alanlarını da kısıtlıyor. Ana ulaşım aksları da bölgenin coğrafi yapısına uygun olarak batı doğu yönünde denize paralel olarak gelişmiş. Her iki durum birlikte değerlendirildiğinde bölgede yer alan şehirlerin büyük bir bölümünün gelişimi oldukça sınırlı. Bu durum merkezi bölgelerdeki gayrimenkul fiyatlarındaki artış hızının diğer bölgelere göre daha yüksek olmasını tetikliyor. Özellikle ticari mülklerde bu durum daha da belirgin.

Bölge geneline bakıldığında fark yaratan ve potansiyeli yüksek illerin başında Samsun ili gelmekte. Gerek coğrafi yapısı gerekse tüm sahil şeridine irtibatı sağlayan yolların kavşak noktası olması, bu durumu oluşturan ana etkenlerin başında geliyor. İl, kentleşme anlamında çok elverişli coğrafyaya sahip. Ayrıca Bafra ve Çarşamba ovaları başta olmak üzere tarımsal anlamda çok verimli arazi yapısı bulunmakta. Samsun limanı ve demiryolun irtibatının bulunması sanayi, ticaret, depolama olmak üzere birçok kulvarda elini güçlendiriyor. Spor ve kültür alanlarında yapılan yatırımlar da dikkate alındığında, Samsun bölge ölçeğinden çok, ülke içerisinde lider şehirlerden biri olma özelliğini bünyesinde bulundurmakta.

Şehrin sanayi, tarım, ticaret, kültürel vb alanlarda potansiyelinin çok yüksek olması, Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük metropolleri saymazsak göç alan illerin başında gelmesine sebep olmakta. Bu durum doğal olarak gayrimenkul piyasasının da her daim dinamik kalmasına neden oluyor. Gayrimenkullere olan talep iç piyasada olduğu kadar diğer illerden de bulunmakta. Şunu net olarak söyleyebilirim ki Samsunla bir şekilde yolu kesişmiş, şehirde kısa süre olsa bile ikamet ederek şehri tanıyan ancak sonrasında farklı illerde hayatını idame ettiren kişiler, geleceğe yatırım amaçlı bir gayrimenkul almak istediklerinde Samsun ilini tercih etmeye çalışıyorlar. Burada arsa, tarla veya konut olarak bir şekilde yatırım yapmak istiyorlar. 

YATIRIMCILARIN GÖZDESİ ATAKUM 

Konut fiyat artışı bakımından ilk sırada gelen ilçeler hangileri? 

Yoğunluklu olarak yatırımcıların büyük bir kısmı Atakum ilçesini yatırım bölgesi olarak görüyor ve ilçeden beklenti çok fazla. Samsun’da doğup büyümüş ancak farklı ilçelerde ikamet eden yerel halk bile belli bir yaştan sonra veya evlilik sonrası Atakum ilçesinde hayatlarını planlıyor. Bu bakımdan şehrin en hızlı gelişen ve fiyatlanan bölgesinin Atakum ilçesi olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim. Atakum ilçesinden sonra İlkadım, Canik ve Tekkeköy ilçeleri potansiyeline göre sıralanabilir.

Şehir merkezi ve diğer ilçelerdeki ortalama kira ve satış fiyatları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çok geniş bir soru, aynı ilçede yer alan mahalleler arasında bile fiyat farklılıkları çok fazla ancak yeni inşa edilmiş orta halli binalardaki daireler için konuşmak gerekirse; Atakum ilçesi için 3500-4.000 TL/m2, İlkadım ilçesi için 3.000-3750 TL/m2, Canik ilçesi 2.500-3.250 TL/m2, Tekkeköy ilçesi için 2.250-2.750 TL/m2 gibi rakamları ortalama olarak konuşulabilir. Tabi ki belirttiğim rakamlar ortalama fiyatlar. Bölgelerde çok daha yüksek bedellerden veya daha düşük bedellerden satışlar mevcut. Örneğin Atakum sahil şeridinde yer alan binalarda 10.000 TL/m2’den düşük fiyatlarda daire bulmak neredeyse imkansız.

PANDEMİ ÇOK ETKİLEDİ

Önümüzdeki yıllarda kira ve satış rakamlarında artış ortalaması ne olur ve ne kadar yükselir?

Normal şartlarda, bölge genelinde gayrimenkul fiyatlarındaki artış hızı yıllık bazda bakıldığında ortalama 8-12% aralığında değişiyor. TEFE/TÜFE oranına paralellik gösteriyor gibi de düşünülebilir. Tabi ki istisnalar var.

Ülkemizin ekonomik olarak çok kırılgan bir yapıya sahip olması ve yine ülkemizde gayrimenkul yatırımının en güvenilir yatırım aracı olarak kabul ediliyor olması sebebi ile gayrimenkul fiyatlarında yıllık bazda 35-40% artışların oluşabildiğini yakın zaman önce gördük. Fiyat değişimleri çok fazla etkeni bünyesinde barındırıyor. Ne olursa olsun uzun yıllardan beri gayrimenkul fiyatları, ülkemizdeki çıkış trendini hiç bozmadı. Oluşan mevcut piyasa değerlerinin, köpük fiyatlaması olarak değerlendirildiği zamanlar olsa bile, gayrimenkul fiyatlarında bir düzeltme oluştuğunu, fiyatların geri geldiğini hiç yaşamadık.  Tabi ki burada da istisnalar var. Ancak bu istisnalar yoğunluklu olarak ofis veya ticari mülklerde karşımıza çıkıyor. Onları da tetikleyen farklı durumlar söz konusu.  

Pandeminin etkisi ve piyasa hareketliliğini korumak için yapılan devlet destekleri, özellikle konut satışlarına ciddi bir ivme kazandırdı. Bölgelerdeki konut stokları ciddi oranda eridi ve inşaat sektörünün şu anda hareketli olduğunu ve yeni arzların oluşturulduğunu söylememiz mümkün. Ancak pandeminin oluşturduğu ekonomik travma ve bu travma içerisinde devlet teşviklerinin fırsat olarak değerlendirilmesi piyasayı çok yorduğu kanaatindeyim. Pandemi sürecinden gerek vatandaş gerekse devlet kaynakları çok ciddi olarak etkilendi. Pandeminin etkisini kaybetmemesi durumunda, gayrimenkul piyasasının durağan bir döneme girmesi, belki de geri gelmelerden bahsetmemiz olukça muhtemel gözüküyor. Pandeminin bitmesi durumunda bile piyasanın normal seyrine kavuşması ciddi zaman alacak gibi.

Önümüzdeki dönemde konut fiyatlarının stabil bir hal alacağının, bölgesel hareketlilik görsek bile, konut fiyatlarındaki genel trendin 2021 yılı ile paralellik göstereceği düşüncesindeyim.

Ticari mülkleri değerlendirmek gerekirse, durum konut piyasasından çok daha farklı. Pandeminin etkisi ile home ofis çalışma sistemi hayatımıza çok sert bir giriş yaptı. Çalışma sisteminin gerek şirket gerekse çalışanlar için oluşturduğu tasarruf ve çalışan için sağladığı konfor düşünüldüğünde, çalışanların ve şirketlerin büyük bir kısmının home ofis çalışma sisteminin kalıcı hale gelmesine sıcak baktığını görüyoruz. Çalışanların bir bölümünün daha şimdiden, home ofis çalışma sistemine geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak geniş ölçekte buna karar verilmesi için zaman lazım. Pandemi döneminde piyasanın oldukça daralmış olması, işsizlik; home ofis çalışma sisteminin ne kadar fayda sağladığını göstermesi mümkün değil. Normal piyasa şartlarında durumun test edilmesi gerekli.  Normal piyasa koşullarında verim sağlanması durumunda, o zaman ciddi ölçekli home ofis çalışması sisteminin getirilerini ve gayrimenkul piyasasında oluşturacağı etkiyi konuşabiliriz. Bu nedenle önümüzdeki 2-3 yıllık dönem çok önemli. Sonrasındaki süreç diğer gayrimenkul piyasasının değişimini de tetikleyebilir.

Reel piyasa şartlarına bakmak gerekirse ofis fiyatlarının tamamen durağanlaştığını, hatta yer yer geri gelmelerin oluştuğunu söyleyebiliriz. Ancak genel durum önceki senelerle paralellik gösterdiği yönünde. Gayrimenkul piyasasındaki alışık olduğumuz artış trendi dikkate alındığında, enflasyona bağlı olarak bu durumun geri gelme olarak değerlendirilmesi de mümkün.

Dükkan ve diğer ticari mülklerden genel olarak konuşmak gerekirse, maalesef son 1,5 yıldır yaşadığımız olumsuz süreçten en çok etkilenen onlar. Bu süreçte birçok işletme kepenk kapatmak zorunda kaldı. Dükkanlar boşaldı. Yeni kiracılar bulunamadı. Mevcut kiracılarının idame ediyor olması tamamen kiracının ve mülk sahibinin ekonomik durumuna bağlı gibi. İşletmeler bu süreçte kira almıyor veya indirime gittilerse kiracılar bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Yaşanan tüm bu gelişmeler kira değerlerini artış trendini kesinlikle durdurdu diyebiliriz. Ancak yeni kiracılarda geri gelmeler yaşansa da, genel manada düşüşten bahsetmek için biraz erken.

HARMONİ BÖLGEDE ÖNCÜ

Harmoni Gayrimenkul Değerleme olarak bölgenizde neler yapıyorsunuz? Şimdiye kadar hangi işlere imza attınız?

Karadeniz Bölge Müdürlüğümüzün kuruluşu 2015 yılına gerçekleşmiş olup sorumluluğunda 15 il bulunmakladır. Geçen sürede bölge genelinde yapılanmamızın büyük bir bölümünü tamamlamış durumdayız.  Bölgeselleşme anlamında biraz geç kalınmış gibi gözükse de, titizlikle yürütülen yapılanma süreci sonucunda, bölgede faaliyet gösteren şirketler içerisinde ilk sıralarda olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Bölge geneline yayılmış deneyimli ve donanımlı uzman ağına sahip şirketlerin ise başında geliyoruz. Alanı içerisinde yer alan faaliyetlerin tamamı içerisinde bulunmaklayız. İş hacmimiz her geçen gün artmakta ve müşteri portföyümüz genişlemektedir.  Müşteri ismi belirtememekle birlikte bölgede yer alan büyük projelerin hemen hemen tamamının değerleme süreçlerinde bulunduğumuzu da söyleyebilirim. Ana müşteri portföyümüz özel sektör kuruluşları olmasına karşın, devlet kurumları içinde her geçen gün talep yoğunluğumuz artmaktadır. Kamuyla birlikte yürütülen projeler bizim için ayrı bir motivasyon kaynağı. Bu anlamda kentsel dönüşüm başta olmak üzere birçok çalışmayı birlikte yürütülmesi bizim için çok önemli.

Harmoni Karadeniz Bölge Müdürü Ali Tatarhan’ı Tanıyalım

Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümü mezunuyum. Mezuniyetimden sonra kısa bir dönem 4 Levent Metro Tüneli ve Beşiktaş Karayolu Tüneli inşaatlarında, tünel/saha mühendisi olarak lisans eğitimi aldığım mesleğimi icra ettim. Değerleme sektörüne girişim 2006 yılında dayanır. O günden bugüne yaklaşık 15 yıldır değerleme sektörüne bilfiil hizmet vermekteyim. Meslek yaşantım boyunca ülkenin her bir köşesinde çalışmalarım oldu. Değerleme sektörü kapsamında saha uzmanlığı, çözüm ortaklığı, rapor kontrolörlüğü görevlerinde bulundum. Son olarak yaklaşık 6 yıldır Harmoni Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. bünyesinde Karadeniz Bölge Müdürü olarak görev yapmaktayım.

 

Rize Ali Tatarhan Konut Gayrimenkul Atakum Trabzon Değerleme Karadeniz Harmoni Gayrimenkul Değerleme Samsun
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
28293001020304
05060708091011
12131415161718
19202122232425
26272829303101
02030405060708