Yaşanan Son Politik Krizlerin Sultanahmet Bölgesi Turizmi Üzerindeki Etkisi

Yaşanan Son Politik Krizlerin Sultanahmet Bölgesi Turizmi Üzerindeki Etkisi
Bu yazıda, yaşanan son politik krizlerin, Sultanahmet Bölgesi’ndeki turizm üzerindeki etkisi üzerine bir araştırma sunacağım. Ancak öncesinde bu çerçeveden Türkiye’de turizm sektörünün tarihsel sürecini kısaca sunmak istiyorum.  Türkiye; doğal, tarihi, kültürel zenginlikleriyle dünyanın sayılı turizm merkezlerinden birisi. Buna rağmen, zamanında sektöre yapılamayan yatırımlar dolayısıyla uzun bir dönem turizmden istenilen gelir elde edilemedi.

1980’lerden sonra yapılan yatırımlardaki artış ve tanıtım faaliyetleri sonucu turizm hızlı bir şekilde büyüyüp ekonomiye önemli katkılarda bulundu. Ancak, araştırmalar ve göstergeler; bu süreç içerisinde gerçekleşen siyasi, politik ve ekonomik kırılmalara karşı sektörün oldukça duyarlı olduğunu gösteriyor. Kriz söylentisi bile ciddi boyutlarda rezervasyon iptallerine yol açabiliyor. Ülkenin jeopolitik konumundan dolayı sosyal, ekonomik, politik krizler ve doğal afet riski içerisin- de bulunması Türk turizmini tehditlere karşı açık tutuyor.

İstikrarı bozan dönüm noktaları Süleyman Demirel Üniversitesi, Yrd. Doç. Dr. Mesut Albeni ve Utku Ongun “Antalya Turizminin Türk Turizm İçerisindeki Yeri ve Krizlerin Antalya Turizmi Üzerindeki Etkileri” adlı çalışmalarında krizleri kontrol edilemeyen ve kontrol edilebilen krizler olarak ikiye ayırmışlar. Doğal afetler, küresel siyasal gelişmeler, uluslararası terörizm, küresel toplumsal değişimler için “kontrol edilemeyen krizler”; siyasal gelişmeler, siyasal terörizm, çevresel sorunlar, sağlık sorunları ve ekonomik krizler “kontrol edilebilen krizler” olarak tanımlanıyor. Turistik destinasyonlarda gerçekleşen krizler talep üzerinde farklı etkiler yaratabiliyor. Nadiren görülen, önemsiz kabul edilen suçlar, geçici talep düşüşlerine sebep olabilirken sürekli hale gelen olaylar (terör ya da savaş gibi) talepleri tamamen ortadan kaldırabiliyor. Türk turizm sektörünün tarihsel sürecine baktığımızda özellikle uluslararası turizmde aşağıda sıralayacağım dönüm noktalarında istikrarsızlıklar yaşandığını görüyoruz:

• 1980 sonrası Turizm Teşvik Kanunu ile birlikte gelişen Türkiye’de turizm sektörünün; sırasıyla 1986 Çernobil Olayı, 1991 yılı Körfez Savaşı ve arkasından PKK terör örgütünün eylemlerinden dolayı büyüme ivmesinde yavaşlama görüldü.

• 1994 yılındaki ekonomik kararlar ve TL’nin devalüe edilmesi sonucu turizm gelirlerin- de artış beklenmesine rağmen yeterli artış gerçekleşemedi. Sonraki yıllarda ise küresel ekonomik risklerin olumsuz etkisi daha baskın oldu.

• 1997 yılında Asya Ülkeleri’ndeki ekonomik kriz Türkiye için önemli turist potansiyeline sahip Rusya’yı etkilemiş olup Türkiye’de talep kaybına yol açtı.

• 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi turizm sektöründe yaklaşık 173 milyon Dolar’lık gelir kaybına yol açtı.

• 2000 sonrası komşu ülkeler- de meydana gelen savaş ve istikrarsızlık, Amerika’da yaşanan 11 Eylül olayı ve daha sonra İstanbul’u da kapsayan küresel terörizm, 2006 yılında terör saldırıları, kuş gribi, Danimarka’da gerçekleşen karikatür krizi, İsrail-Lübnan krizi, Irak’taki siyasi durumun dengesizliği turist sayısında ve gelirinde düşüşe neden oldu.

• 2008’de başlayan küresel ekonomik kriz, 2013 yılında yaşanan Gezi Parkı Olayları, 2013 ve 2014 yılları arası Türkiye- Suriye geriliminin artması ve sonraki süreçlerde başlayan terör olayları, 2015’teki Rusya krizi sektörü olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Dünya Turizm Örgütü’nün ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verileri de Türkiye ve İstanbul turizm ekonomisinin gidişatına ışık tutuyor. Türkiye, İstanbul ve Tarihi Yarımada turizm ekonomisine sayısal verilerle bir göz atacak olursak; Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 1972 yılına kadar yıllık 1 milyonu geçmez iken 1977 yılında 1 milyonun üstüne çıkmış, 1984 yılında yaklaşık 2 milyona ulaşmış, 1990 yılında 5 milyonu, 1998 yılında 9 milyonu, 2004 yılında 17 milyonu aşmış. 2014 yılında bu sayı sadece yabancı turist sayısında 37 milyona, yerli-yabancı turist sayısında 40 milyona ulaşarak Türkiye’yi dünya sıralamasında 6. sıraya taşımış ve 30 milyar Dolar’lık gelirle Türkiye bu sıralamada 12. sıraya ulaşmış. Türkiye’deki yatırım ve işletme belgeli konaklama tesislerinin yatak kapasitesi 2014 yılı verilerine göre, 1 milyonu aşmış.

Doluluk oranları düşse de elde edilen gelir artıyor Türkiye için önemli bir turistik destinasyon olan İstanbul’a detaylı bakmak istersek; gelen yabancı turist sayısı 2013’te 11 milyon, 2014’te 12 milyon iken 2015 yılına gelindiğinde 14 milyona yaklaşacağı tahmin edilen sayı ancak 12,4 milyona ulaşmış. Dolayısıyla gelen sayı- sının artış hızında beklenenin aksine ciddi bir azalışın olduğu göze çarpıyor.  Turistler en çok Alman- ya, sonra sırasıyla İran, Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya, Irak ve Suudi Arabistan’dan geliyor. 2015 yılında gelen yabancı sayılarındaki dağılıma baktığımızda, Asya ve Avrupa ülkelerinden gelenlerin sayısında geçen yıla göre ciddi bir azalış görülmekte iken Orta Doğu ülkelerinden gelenlerin sayısında ciddi artışlar meydana geldi. Orta Doğu ülkelerinden gelen turist sayısındaki en fazla artışın Suriye’den gerçekleştiği ve nedeninin Suriye’deki iç savaş olduğu açıkça görülüyor.

İstanbul’daki tesis sayısı Türkiye’nin %15’ini, yatak kapasitesi de %12’sini oluşturuyor. Türkiye Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği’nin internet sitesinden yapılan açıklamalarda; İstanbul 2012 yılından bu yana otel doluluklarında genel olarak bir düşüş görülmüş, oda fiyatlarında ve elde edilen gelirlerde ise bir miktar artış görülmüş. 2015 yılının ilk 6 ayı, bir önceki yılın aynı dönemine göre durgun geçmiş; Temmuz ayından sonraki aylarda ise bir önceki dönemlere göre azalışlar devam etmiş. 2016 yılı için ise ay ay bu verilere bakıldığında düşüşün devam ettiği görülüyor.

Buraya kadar bahsedilen veriler, Türkiye ve İstanbul turizm ekonomisi için genel bir tablo çiziyor. Tarihi Yarımada turizm ekonomisini irdeleyecek olursak; Türkiye’de konaklayan turistlerin 1/5’i İstanbul’da, İstanbul’da konaklayan turistlerin büyük oranı ise Fatih ve Beyoğlu ilçelerinde konaklıyor. 2014 yılı konaklama tesisi doluluk oranlarına göre Fatih ve Beyoğlu ilçelerinin doluluk oranları İstanbul ve Türkiye’ye göre genel olarak daha yüksek. Ancak Türkiye Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği’nin açıklamasına göre, 2015 yılında İstanbul genelinde doluluk oranlarında düşüş yaşandı.

Krizler “Dünya Mirası” Sultanahmet Bölgesi’ni nasıl etkiledi? Sultanahmet Bölgesi’nde ise ortalama 60 odayı aşmayan benzer ölçekli otel işletmeleri yer alıyor. Tarihi Yarımada Sultanahmet Bölgesi konaklama tesislerinde yaptığımız araştırmada, yaşanılan genel sorunlar ve son yaşanan krizlerin sektörü nasıl etkilediği konusunda şunları söylemek mümkün: Piyasada ilk durgunluk, Mayıs 2013’te Gezi Parkı olaylarında yaşandı ancak bu çevreci eylem daha sonra bazı aktivist turistleri cezbettiği için etkileri olumlu olarak da yansıdı. Sultanahmet sem- tinde yaşanan terör nitelikli ilk patlama Ocak 2015 ayında gerçekleşti ancak patlamadan sonra İstanbul’a gelen turist sayısında azalış görülmedi. Bölgedeki işletmelerden genel bilgiye göre daha önceki patlamanın etkisi fazla sürmedi ve Mart ayı itibariyle gelen turist sayısında artış oldu.  İkinci patlama, bir yıl sonra yani Ocak 2016’da gerçekleşti ve patlamanın bölgeye etkileri gözle görülür bir biçimde sektöre yansıdı. Bu duruma neden olan sebepler arasında bu olay öncesi yaşanan birçok terör saldırısı ve komşu ülkelerde artan karışıklıkların sebep olduğunu söylemek mümkün. Bununla beraber yaşanan Rusya Krizi sonrası Rus uyruklu müşterilerin tamamı rezervasyonlarını iptal etti, Avrupalı (özellikle Alman müşterilerde hızlı bir düşüş yaşanmış) ve Japon uyruklu müşterilerin sayısında da ciddi azalma görüldü. Ayrıca artan otel inşaatları ve Tarihi Yarımada’da da konuttan otele dönen fonksiyon değişikliği ile konaklama arzı giderek artarken aynı oranda artmayan talep nedeniyle piyasa durgunlaşmaya başladı. Gelen turist profili düşen oda fiyatlarıyla orantılı olarak Orta Doğulu müşterilere doğru eğilim gösteriyor.

Orta ölçekli işletmeler daha dayanıklı Sultanahmet Meydanı civarındaki konaklama tesislerinin doluluk oranlarında ve oda fiyatlarında düşüş yaşandığını, elde edilen ciroların düştüğünü, tesislerin birçoğunda çalışan personele, maliyeti minimize etmek amacıyla ücretsiz izinler verilmeye başlandığını bölgedeki işletmecilerden öğrendik. Özellikle küçük ölçekli, kiracı konumundaki işletmeler, bu piyasa koşullarına dayanamayıp faaliyetlerine son vermekte veya maliyetlerini indirgemek için kira indirimlerine gitmeye çalışmakta. Orta ölçekli ve gayrimenkul maliki tarafından işletilen işletmelerin ise bu koşullara daha dayanıklı olduğunu görüyoruz. Son dönemde yaşanan krizlere rağmen kendi otelini işleten maliklerin işletmelerini elden çıkarmadığını, bu el değiştirmelerin daha çok yatırım amaçlı satın alınmış otellerde gerçekleştiğini öğrendik. Bu genel tabloya bakıldığında konaklama işletmecileri nezdinde 2016 yılı için piyasa belirsizleşmekte. Ancak yeni sezonun açılması ile öngörü yapılabilir. Sonuç olarak, piyasa aktörleri belirsiz piyasa koşullarına adapte olmaya çabalarken yaşanan krizlerden dolayı endişe duymaya da devam ediyor. Piyasa daha önceki yaşanan krizlerden etkilenmesine rağmen kısa bir süre içinde toparlandı, ancak yeni dönemdeki krizlerin büyük ölçekli ve kontrol edilmesi güç olması nedeniyle sonuçlarının tahmin edilmesi pek mümkün değil. Dolayısıyla mevcut durumun gayrimenkul piyasasına nasıl yansıyacağı konusu için de bir “belirsizlik” söz konusu olacak. Krizlerin etkisinin geçmesi ve jeopolitik olayların durulması halinde piyasanın tekrar dengeye kavuşacağını umuyoruz. Sonuç olarak araştırma konusu bölgenin “Dünya Mirası” olması nedeniyle; yaşanan krizlerin “gayrimenkul değerine” etkisinin, işletme kârlılığına etkisi kadar büyük olmayacağı da öngörülebilir.

 

Harmoni Gayrimenkul Değerleme, Özel Projeler Birimi, Gayrimenkul Değerleme Uzman Yrd. , Şehir Plancısı TUĞBA AYDIN

jeopolitik Turizm teşvik kanunu turizm sultanahmet camii dünya mirası gayrimenkul terörizm
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
31010203040506
07080910111213
14151617181920
21222324252627
28293001020304
05060708091011